08.02.2022
1992’den bu yana Rusya Federasyonu’nda insan hakları savunuculuğunun en önemli soluklarından biri olan Memorial kapatıldı. Bu yazıyla Memorial’in kısa tarihine bakacak ve neden kapatıldığını anlamaya çalışacağız. Acaba gerçekten yabancı ajan örgüt mü, yoksa yüzleşmeye ve adil olmaya çağıran samimi bir hak savunucusu mu?
Memorial ( Мемориа́л), Perestroyka sırasında Sovyetler Birliği’yle yüzleşme hareketleri içerisinde ortaya çıktı. İnsan hakları öznesinde hareket eden duyarlı kişi ve grupların 29-30 Ekim 1988'de Moskova’da gerçekleştirdikleri konferansı, Memorial’in kuruluşunun ilk adımı sayabiliriz. Daha o günden dikkat çekmeye başlayan insan hakları savunucuları, KGB raporlarına girdiler. Politbüro’ya verilen 16 Kasım 1988 tarihli raporda, konferansa çoğu Moskova’dan 338 kişinin katıldığı ve “kışkırtıcı” açıklamalarda bulundukları yazıyordu.
Kurucuları arasında Nobel ödüllü Andrey Saharov gibi isimlerin de bulunduğu Memorial, Aralık 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından, resmi olarak ise 19 Nisan 1992’de Uluslararası Gönüllü Kamu Örgütü "Memorial Tarih, Eğitim, İnsan Hakları ve Hayırsever Derneği" adıyla kuruluşunu gerçekleştirdi. Tüzüğünde kuruluş amacı şöyle ifade edilmektedir:
“Hukukun üstünlüğüne dayalı olgun sivil toplumu ve demokrasiyi teşvik etmek ve böylece totalitarizme dönüşü engellemek;
Demokrasi ve hukuk değerlerine dayalı olarak kamu bilincinin oluşmasına yardımcı olmak, totaliter kalıpları [düşünce ve davranış] ortadan kaldırmak ve günlük siyaset ve kamusal yaşamda insan haklarını sağlam bir şekilde tesis etmek;
Tarihsel geçmiş hakkındaki gerçeği tanıtmak ve totaliter rejimler tarafından yürütülen siyasi baskı kurbanlarının anısını sürdürmek.”
Memorial’in kapatılmasından önce çoğu Rusya Federasyonu’nda insan haklarının yoğunlukla ihlal edildiği bölgelerde olmak üzere altmıştan fazla şubesi vardı. Rusya Federasyonu dışında, Almanya, Kazakistan, İtalya, Çek Cumhuriyeti, Belçika, Fransa, Ukrayna'da da şubeleri bulunmaktaydı.
Kuruluşundan bu yana büyük bir çaba ve emekle ortaya koyduğu en önemli işlerden biri, SSCB siyasi baskı kurbanları anıtı ve arşivi oldu. Bu yıl beşinci defa güncellenen listelere göre üç milyondan fazla insan Sovyet döneminde işkence, idam, toplama kamplarında kötü koşullar vb. yöntemlerle hayatlarını kaybettiler. Rakamın korkunçluğuna rağmen bu sayının tüm kurbanların sadece dörtte birini oluşturduğu düşünülüyor.
Sovyet siyasi baskı kurbanları için Memorial’in çabalarıyla 30 Ekim anma günü olarak ilan edilmiş ve 1990’da Lubyanka Meydanı’nda bir anıt dikilmiştir. Memorial, bütün bu kurbanların akrabalarına, kayıplarının mezarlarını ve kaybedilen insanlar hakkındaki belgeleri bulmalarına yardım etmekle kalmayıp, mağdurlara maddi destek sağlamaya da gayret etmiştir.
Elbette bu arşiv kayıtları tarihçilerin çok ilgisini çekti ve özellikle Avrupa’da Stalin ve Sovyetlerle ilgili kitaplarda, kaybedilen insanlar hakkındaki bilgilere yer verildi.[1]
Araştırmaları bilimsel çalışmalara konu olan ve dünya tarihinde eksik bir sayfayı tamamlarken aynı zamanda milyonlarca insanın acısına ortak olup, hak arayışlarını dillendiren Memorial, sadece Sovyet baskı kurbanlarıyla ilgili değil Sovyet ve sonrası coğrafyadaki tüm insan hakları ihlalleriyle ilgili çeşitli yayın ve filmlere de fon sağlıyor veya yardım ediyordu. Bu filmlere Zarema Mukuşeva'nın 'Ağlayan Güneş: Çeçenya Dağlarında Savaşın Etkisi' filmi örnek olarak verilebilir.
Memorial, kızıl devlet terörünün Kovalevsky Ormanı'nda öldürdüğü ve oraya gömdüğü 4.500 işçi anısına bu toplu mezar bölgesinde bir anıt dikmek için de çaba harcıyordu. İşçilerin cesetlerinin olduğu toplu mezar 2002’de ortaya çıkarıldı. Bundan daha önce Memorial yaptığı araştırmalarda, Medvezhegorsk kasabası yakınlarında büyük bir katliam alanı daha buldu. Stalin tarafından kurban edilmiş 7 bin insanın yattığı toplu mezar Sandarmorkh ölüm alanı da, üzerine anıt dikilmek için çaba harcanan kıyım noktalarının bir başkasıydı.
Bir şubesini, en ihtiyaç duyulan zamanlarda Çeçenistan’da açan Memorial, dünyanın Çeçenlere sırtını döndüğü bir anda 10 Temmuz 2001’de Moskova’da düzenledikleri bir konferansta Rus güvenlik güçlerinin Çeçenlere karşı işledikleri savaş suçlarını kamuoyunun dikkatine sundu. 2006’da Çeçenistan’da Rus ordusu tarafından işlenen insanlık suçları hakkında ilk kapsamlı raporunu[2] yayınlayan Memorial’in ofisi sık sık basılıyordu.
Çeçenya'daki cinayet ve insan kaçırmaları araştıran Memorial aktivisti Natalia Estemirova, 15 Temmuz 2009'da Grozni'de kaçırıldı ve İnguşetya'da vurularak öldürüldü[3]. Memorial'ın başkanı Oleg Orlov, Ramzan Kadırov'u cinayetin arkasında olmakla suçladı ve Kadırov'un kendisini açıkça tehdit ettiğini iddia etti. Her ne kadar o gün bu cinayeti reddetse de Kadirov, insan hakları savunucularına açık tehdidini bugün, 2022 yılında bile rahatlıkla dile getirebilmektedir. Bu cinayetten üç gün sonra Çeçenistan’dan çekilen Memorial, Eylül 2009’da yine Çeçen aktivistlerin çabalarıyla Grozny, Urus-Martan, Gudermes ve Sernovodsk kentlerinde yeniden faaliyete geçti. Bugün Memorial’in Çeçenistan temsilciğini yapan Oyub Titiev, modern çağın KGB politikası olan “öldürmeden yok etme” girişimleri çerçevesinde, uyuşturucu bulundurmakla suçlanan onlarca Kafkasyalı hak savunucusundan biridir. Aslında, Çeçenistan’da kaybedilen insanların işkence ve ölümle karşılaşmadan bulunması için ailelerine yardım etmek gibi bir despotizm karşıtlığı suçu (!) işleyen Titiev, bununla yargılanamayacağından sahte tanık ifadeleri ve kumpaslarla uyuşturucu suçundan yargılanarak bir süre cezaevinde tutulmuştur.
Elbette Memorial’in sadece Çeçenistan temsilcileri hayati tehditler altında yaşamıyor. 2000’lerden bu yana Sanal Gulag Müzesi'ni oluşturmak için uğraşan Memorial’in Gulag arşivlerinin bulunduğu St. Petersburg ofisi 4 Aralık 2008’de polisler tarafından basıldı. 20 yıllık bir araştırmanın sonucu olan tüm dijital arşivlere el kondu.
Yayınlanan bir makaleyi bahane ederek gerçekleştirilen bu baskın Putinizmin, Stalinizmin 21. yüzyıldaki yüzü ve çocuğu olduğunu açıkça ortaya koyuyor. İngiliz tarihçi Orlando Figes'e göre, baskının "açıkça Memorial'ı sindirme amacı vardı". Dünyanın her yerinden akademisyenler, Dmitry Medvedev'e hitap eden, disk ve materyallerin ele geçirilmesini kınayan açık bir mektubun imzacısı oldular ve uluslararası kamuoyu olayı kınadı.
Rusya Federasyonu, 2012’de yurtdışından fon alan ve siyasi faaliyette bulunan tüm kurumları yabancı ajan olarak niteleyen bir yasaya imza attı. 2014’te Memorial’e ilk kapatma davası açıldı. Bu yasa kapsamında Memorial, 2015 yılında yönetim biçimini değiştirmeye çalışmakla suçlandı ve yabancı ajan örgütü olduğunu kabul etmeye zorlandı. Memorial yönetimi, yaptıkları toplum faaliyetlerinin bu yasa kapsamındaki "siyasi faaliyet" kriterlerini karşılamadığını savundu.
Bütün bunların ardından, Rusya Adalet Bakanlığı yıllık "yabancı ajan" denetiminde Memorial'ı "Rusya Federasyonu anayasal düzeninin temellerini baltalamakla" ve ülkede "siyasi rejim değişikliği" çağrısında bulunmakla suçladı. Haziran 2017 itibarıyla Memorial hala Rusya'nın "yabancı ajan kurumlar” listesinde bulunuyordu.
Memorial sadece mahkemeler aracılığıyla baskılanmıyor. 17 Ocak 2018’ de, Memorial İnguşetya ofisi kundaklandı. Dağıstan ofisi temsilcisinin aracı kundaklandı. 2019 ve 20020’de yirmiden fazla defa para cezasına çarptırıldı ve 2021’de Moskova ofisi tam da Sovyet baskı kurbanlarını anlatan bir filmin gösterimi sırasında bilinmeyen vandallar tarafından basılarak eşyalar kırılıp parçalandı.
25 Kasım 2021’de Memorial’in kapatma davasını ferdi şekilde elinde “Biz Memorializ” yazan bir kartonla protesto eden Dmitry Bulavkin, Konstantin Kotov, müzik öğretmeni Alexei Belenkin “halka açık eylem yapmak” suçlamasıyla, 9 ila 25 günlük tutuklama kararlarıyla hapsedildiler. Kapatma davasının ikinci duruşması 29 Kasım 2021’de görüldü, 28 Aralık Salı günü görülen davada savcılık, derneğin "Sovyetler Birliği'ni 'terörist' olarak tanımlayarak devletin anısını ve zaferlerini karaladığını" savundu ve kapatılma kararı verildi. Memorial bu karara itiraz etti ve temyiz hakkını kullandı. Fakat dernek aleyhine “aşırılıkçı örgütleri destekleme” iddiasıyla başka bir dava daha bulunuyor.
Memorial kapatıldığı güne kadar, İnguşetya sınır değişikliği protestosu davası, Çeçenistan’daki kaybedilmeler, cezaevlerinde işkence konularında kamuoyunu bilgilendirme ve hak savunuculuğu görevini sürdürürken, Sovyet baskı kurbanları ve gulaglarda katledilen topluluklar hakkında da araştırma ve bilgilendirme çalışmalarını sürdürdü. Memorial’in kapatılması, işkence ve ölümün olağanlaştığı Kafkasya gibi bölgeler başta olmak üzere tüm Rusya Federasyonu’nda, insan hakları ihlallerine uğrayan kişilerin hak arayışlarının çok daha zor olacağı anlamına geliyor. Böylece rejim, Stalin’den kalma sindirme ve “temizlik” politikasını tepki almaksızın sürdürebilir hale gelecek ve adalet, eşitlik, insan hakları temelli bir Rusya Federasyonu daha da uzak bir hayal olacaktır.
Daha fazla bilgi için :
https://memohrc.org
https://www.kavkaz-uzel.eu/articles/370158/
https://www.kavkaz-uzel.eu/category/elimination_of_memorials
Sovyet Dönemi siyasi baskı kurbanları hakkında: nkvd.tomsk.ru
[1] Orlando Figes; 2008,” The Whisperers: Private Lives in Stalin's Russia”
[2] Çeçenistan’da Rus ordusunun insan hakları ihlalleri Memorial raporu ile ilgili haber https://www.dunyabulteni.net/arsiv/cecenya-cecenler-icin-hl-kara-delik-h5354.html
[3] Bu cinayetten bir ay sonra Nesli Kurtaralım İnsani Örgütü ile birlikte çalışan yirmili yaşlarda yeni evli Zarema Sadulayeva ve eşi Alek Cebrailov da öldürüldü.