Ülkü Menşure Solak

10.10.2021

Son günlerde yolsuzluk iddiaları ile iç huzuru bozulmuş görünen Rusya Federasyonu’nda KGB artığı muhalif susturma operasyonları, muhalif lider Navalny’nin zehirlenmesiyle daha görünür hale gelen devletin derin eli vasıtasıyla aslında uzun yıllardır yaşanıyor. Bariz bir biçimde bilinse de, bugüne kadar elbette suçlanan tarafça asla kabul edilmemiş olan muhalif ya da sakıncalı kişileri zehirleme suçunun ilk mağduru Navalny değil. 2018’de eski bir Rus ajanı olan Sergey Skripal zehirlenerek öldürüldüğünde, İngiltere bundan Rusya Federasyonu’nu sorumlu tutmuştu. Daha da gerilere gittiğimizde Ukraynalı lider Yuşçenko’nun, Rus laboratuvarlarında üretilen bir maddeyle zehirlendiğini de hatırlamak mümkün.

Navalny’ye yönelik suikast girişiminin ayrıntılarının açığa çıkmasının ardından sosyal medya kullanıcılarının takibiyle faillerin “başka hangi coğrafyalara uğradıkları” da ortaya döküldü. Söz konusu FSB ajanlarının uçuş kayıtlarını, telefon kayıtlarını ve konuyla ilgili diğer belgeleri, 2020’nin Aralık ayında CNN’in Bellingcat Araştırma Merkezi, Rusya'nın The Insider ve Almanya'daki Der Spiegel dergisi inceleyip kamuoyuyla paylaştı.

Toksik maddeler ve sinir ajanları[i] konusunda uzman FSB ajanları, Çerkes gazeteci ve aktivist Timur Kuashev’in, aktivist Ruslan Magomedragimov ve politikacı Nikita Isayev'in ölüm tarihlerinde, onların “yakınlarında”ydı. The Insider’a göre ajanların bu ölümlerle ilişkileri kesinlikle şüphesiz.

Bildiğimiz gibi siyasi muhalif aktivist gazeteci Timur Kuashev, 31 Temmuz 2014’te Kabardey Balkar’da kaybolduktan bir gün sonra bir yol kenarında ölü olarak bulunmuştu. Koltuk altında bir iğne izi vardı ve vücudunda ölüme sebebiyet verecek başka hiçbir iz mevcut değildi. Kuashev’den 7 ay sonra 24 Mart 2015’te Dağıstanlı aktivist Ruslan Magomedragimov, boynunda birkaç şırınga izi ile ölü olarak bulundu. Tıpkı Timur Kuashev’in ölümünde olduğu gibi Magomedragimov’un öldüğü günlerde de Navalny’i zehirlediği düşünülen FSB ajanları Magomedragimov’un bulunduğu yere seyahat etmişlerdi.

Sovyetlerin, Stalin’le ayyuka çıkan baskılama ve muhalefeti yok etme metotları, yine en çok azınlıklar üzerinde uygulanıyor. Elbette bugüne kadar öldürülen yalnızca iki Kafkasyalı aktivist değil. Daha bariz yöntemlerle açık açık ve hiç rahatsızlık duyulmadan işlenmiş faili meçhul cinayetler de var. Bugünlerde ise artık gelişkin internet ağları ve Avrupa’nın Rusya Federasyonu üzerindeki keskin gözü, insan hakları aktivistleri ve gazetecilerin Natalia Estemirova, Anna Politkovskaya gibi vurularak katledilmesini bir miktar engelliyor.

Artık, bambaşka bir yol kullanılıyor: Hapsetme.

Oyub Titiev, bu hapsetme ve itibar zedeleme senaryolarına maruz kalanlar arasında bilinen en önemli isim. Memorial İnsan Hakları Merkezi Çeçenya temsilcisi olan Titiev, 2000 yılından itibaren Çeçenya’nın dağ köylerinde okullara yardım götürmek, insan hakları ihlallerine maruz kalan mağdurlara yardım sağlamak, insani yardım faaliyetleri düzenlemek gibi işlerle meşgul oluyordu. 9 Ocak 2018’de arabasıyla yolda giderken durduruldu ve uyuşturucu bulundurmakla suçlanıp hapsedildi. Titiev ne uyuşturucu kullanıyor ne de satıyordu. Titiev ifadesinde suçlamayı reddetti ve bulunan uyuşturucuyu kendisini durduran polislerin yerleştirdiğini söyledi. Rus insan hakları savunucuları, İşkence Karşıtı Komite, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Uluslararası Af Örgütü, FIDH gibi birçok uluslararası hak örgütleri Titiev’in bir kumpasın mağduru olduğunu söyledi ve aktiviste sahip çıktılar.  Buna rağmen Tititev, ceza aldı ve aldığı cezanın 1/3’ünü yattı.

Aynı yıl, sağ görüşlü bir Rus muhalif Aleksandr Atamanov da uyuşturucu bulundurmak ve satmak ile suçlandı.

7 Haziran 2019’da yolsuzlukları konu alan haberler yapan ve kimi memurlar ile zengin iş adamlarının suçlarını açığa çıkaran Rus gazeteci İvan Golunov, yine uyuşturucu suçlamasıyla tutuklandı. Titiev’e benzer bir komplonun kurbanı Golunov’a, Rus kamuoyu, küresel hak savunucuları ve gazeteciler sahip çıktılar. Golunov ve Tititev, birbirlerine yakın tarihlerde serbest bırakıldılar. Fakat elbette, bu aklanabilme durumu, daha dar bir çevre tarafından bilinen aktivistler ve gazeteciler için çok da kolay olmuyor.

2020 Temmuz ayında, İnguşetya’da sınır değişikliği eylemlerini haberleştiren İnguş gazeteci Rashid Maisigov, bir gün evine yapılan baskında bulunan (!) uyuşturucu nedeniyle yargılandı. Soruşturma sonucunda aklanan Maisigov’un da bir komploya kurban edildiği ortaya çıktı.

Bugün, bir başka uyuşturucu kumpası davası da Kabardey Balkar Xase Sivil Toplum Kuruluşu Başkanı Martin Kochesoko için sürmektedir. Tıpkı Titiev gibi, yolda arabası maskeli kimselerce durdurulan ve aracına uyuşturucu konulan Kochesoko, Adiğe kültürünü yaşatmakla ilgili faaliyetler sürdüren bir organizasyonun temsilcisidir. Kendini “bir köy çocuğu” olarak tanımlayan Kochesoko’nun, bilinen hiçbir sabıkası ve bağımlılığı yok.  Aksine çevresinde ahlaklı, temiz, iyi bir insan olarak tanınıyor. Kochesoko’nun da hak aktivisti tüm kader ortakları gibi, maruz kaldığı bu komplodan kurtulabilmesi, yine kamuoyunun desteği ile mümkün. “Sen azınlık haklarını savundun ve bir kültürün yok olmasını engelliyorsun” diye bir suç icat edilemeyeceği için Kafkasyalı aktivistler daima bir takım kurguların hedefi olmamalılar. Bu evrensel ahlaka ve insan hürriyetlerine aykırı tutumların, yolsuzluk ve haksızlıkların Rusya Federasyonu’nu getirdiği nokta oldukça açık. Elbette diğerleri gibi Martin Kochesoko da masum. Aracında bulunan (!) dışında uyuşturucu madde ile teması hiç olmadı. Fakat buna rağmen yapılan yargılama sonucu mahkeme kendisini yasadışı uyuşturucu satın almak, depolamak ve taşımaktan suçlu bulmuş ve bir yıl denetimli üç yıl ertelenmiş hapis cezasına çarptırmıştı. İnsan hakları aktivisti Valery Khatazhukov ve gazeteci Maksim Shevchenko, Kochesoko hakkındaki kararın manidar olduğunu söyledi. Memorial İnsan Hakları Merkezi’ne göre savcılık Kochesoko için ertelenmiş bir ceza istedi, çünkü mahkeme siyasi bir emri yerine getirdiği için Çerkes aktivisti beraat ettirmeye cesaret edemedi. İtirazen dosyayı inceleyen üst mahkeme, suçluluğunun kanıtı olarak “kovuşturma tanıklarının ifadelerine” atıfta bulundu. Tüm tanıkların yargılama sırasında yöneltilen soruları “Hatırlamıyorum” şeklinde yanıtlamasına rağmen, mahkeme kararında, tanıkların ifadelerinin birbiriyle tutarlı ve önemli çelişkiler içermediğinin belirtilmesi şaşkınlıkla karşılandı. Karar şimdi temyiz aşamasında…

Kochesoko’nun davası sürerken, 71 yaşındaki Çeçen Avukat Makarov da ekmek almaya gitmek için evden çıktığında uyuşturucu suçlamasıyla tutuklandı. Zavallı adamın kalbi buna dayanamadı fakat uyuşturucuya dayandığı iddia ediliyor.

Bu suçlamaların bir başka kurbanı da Kabardey Balkar’ın başkenti Nalçik şehrinden Andzor Kudaev oldu. Andzor, balkon inşaa eden bir esnaf. Bir gün tanımadığı bir numaradan aranıyor ve tadilata çağırılıyor. Doğal olarak da işi gereği verilen adrese gidiyor. Adrese vardığında kimseyi bulamayan Andzor müşteri sandığı kişiye telefon ediyor. Telefondaki şahıs da onu başka bir adrese yönlendiriyor. Gittiği ikinci adreste de kimseyi bulamayan Andzor tekrar telefon ediyor fakat kimseye ulaşamıyor. İnşaatta çalışan bir arkadaşını görüp “merhaba” demek için aracının kapısını açtığında, arkasında duran bir araçtan inen maskeli kişilerce karga tulumba yere yatırılıyor. Andzor ne olduğunu bile anlamadan, tıpkı Martin ve diğerlerinin yaşadığı gibi aracına bir şeyler konuluyor ve arkadan kelepçelenmiş eline metal bir cisim yerleştiriliyor. Ne tesadüftür ki o sırada bazı kimseler tanıklık etmek için orada bulunuyorlar. Arabası aranıyor ve bir silah bulunup tanık olarak bekleyen kişilere bulunan tabanca teyit ettiriliyor. Enteresan bir senaryo için oldukça planlı bir çalışma yapıldığı da açıkça görülebiliyor. Andzor haykırarak reddetse de, kafasına bir torba geçirilip Lada marka bir arabaya atılmasına engel olmuyor. Yol boyunca her şeyi itiraf etmezse canını yakacaklarını söyleyen kişiler onu Çegem’de bir binanın üçüncü katına götürüyorlar. Elleri ve ayakları arkadan bağlandıktan sonra parmaklarına akım verilerek işkence görüyor. Elektrik işkencesi sırasında “Bitsuev” adlı bir kişinin tabancayı kendisine verdiğini itiraf etmesini istiyorlar ve acıya dayanamayan Andzor bu cümleyi tekrar ediyor. Yine de bu durum işkencenin son bulmasını sağlamıyor. Ondan “militanlara yardım ve yataklık” suçlamasını kabul etmesini istiyorlar. Aksi takdirde tecavüze uğrayacağını söylüyorlar.  Andzor, üzerindekileri çıkarmaya çalıştıklarında tecavüze uğrama korkusuyla bütün suçlamaları kabul ediyor. Fakat eğer soruşturmanın herhangi bir aşamasında bu suçları işkence ile kabul ettiğini söylerse, 83 yaşındaki yaşlı annesi ve eşinin yaşadığı evde yasadışı başka şeylerin bulunabileceğini, anaokuluna giden kızlarının başına kötü şeyler gelebileceğini söylüyorlar. Tehditlere rağmen Andzor serbest kalır kalmaz Kabardey Balkar İnsan Hakları Merkezi’ne gidiyor ve yasal başvurularını yapıyor.

Rusya Federasyonu’nda, Stalin’den kalma ucuz komplolar sürüp giderken huzuru beklemek çok da olası değil. Herhangi bir suç işlemeniz veya şüpheli bir kılığınızın olmasına bile gerek olmadan, sıradan esnaflar, öğrenciler, ev hanımları olarak her an tehdit altında yaşıyorsunuz. Bugün Rusya Federasyonu’nun farklı bölgelerinde binlerce insanın keyfi işkencelere maruz kaldığı bilgisi sosyal medyayı dolaşıyor. Videolar bir vicdanın kaldırabileceği nitelikte asla değil. Peki kimler, neden sıradan insanlardan, barışçıl düşünce sahiplerinden birer terörist yaratma derdine düştü? Bu cezalandırma operasyonlarının asıl nedeni Kafkasya’nın ve genel anlamda Rusya Federasyonu halklarının sırtında kırbaç şaklatıp, eğilmiş başları yerden kaldırmalarını engellemek midir? Yoksa güvenlikten sorumlu olan fakat Sovyet artığı rüşvetçi damarları kurumamış kadroların pirim uğruna yaptıkları işler midir? Bana her iki seçenek bir arada gerçekleşiyor gibi geliyor. Bu noktada bize düşen, ülke içerisinde insanca bir hayatı isteyenlerin sesine ses katmak, seslerini dünyayı duyurmalarına katkı sağlamak olabilir. İşte bu yazıları da bu sebeple yazıyoruz. Daha iyi bir dünya umuduyla…

[i] Sinir ajanı, sinir sistemini olumsuz etkileyen gazlar, kimyasal maddeler vb.ne verilen ortak addır. Bunlara dokunma, soluma, sindirim sistemi gibi farklı yollarla maruz kalınabilir.