Mikita Matsiushchankau and Emilie Ekeberg

31.01.2019

Vaka 1: Dövüşçü ve Hukuk

8 Haziran 2017 gecesi, Çeçen karma dövüş sanatları sporcusu Murad Amriev, Avrupa Birliği tarafından desteklenen Ukrayna sınırının Belarus tarafındaki Veselovka sınır kapısında Belarus sınır muhafızları tarafından kötü muamele gördü. (Bkz: Ana hikaye)

İnsan Hakları İzleme Örgütü raporlarına göre, Amriev Rusya'daki zulümden kaçıyordu. 4 Haziran'da polis onu ülkenin Bryansk bölgesinde sahte belge kullandığı iddiasıyla gözaltına aldı ve 48 saat boyunca bir karakolda tuttu. 6 Haziran sabahı polis Amriev'i henüz suçlamamıştı ve avukatına göre, Amriev yasal olarak gitmekte özgürdü.

Daha sonra bir grup Çeçen polis memuru, Amriev'i tutuklamak için orada olduklarını söyleyerek karakola geldi. Amriev, 2013'te Çeçenya'dan kaçan ağabeyi hakkında bilgi vermesi için iki gün alıkonulduğunda kendisine işkence edenlerden birinin de gelenler arasında olduğunu avukatına söyledi.

Avukatı onlarla tartışırken, Amriev binayı terk etmeyi ve dışarıda kendisini bekleyen Çeçen yetkililerden kaçmayı ve Belarus ve Rusya arasındaki sınır kontrolünün eksikliğinden yararlanarak Belarus ve Ukrayna arasındaki Veselovka sınır kapısına ulaşmayı başardı.

Belarus sınır muhafızları pasaportunu kontrol ettiğinde, Çeçen yetkililer tarafından uluslararası arananlar listesine alındığını keşfettiler.

Sığınma Talebi

Belarus sınırlarındaki göç prosedürlerinin ihlali üzerinde yoğun bir şekilde çalışan Belarus insan hakları örgütü Human Constanta'nın kurucu ortağı Nasta Loika, Amriev'in davasında yer aldı.

Loika, Amriev hakkında "Sınır kontrol noktasında yakalandı ve elleri kelepçeli halde radyatöre bağlı olarak mobilyasız ayrı bir odada bırakıldı" dedi.

Loika ayrıca, “Soğuk zeminde oturarak yaklaşık altı saat geçirdi. Bu süre zarfında su, yemek ve tuvalet talepleri görmezden gelindi. Üstelik, özellikle hiçbir zaman direnmediği ve tüm emirlere uyduğu halde, hakkındaki işlemin gerekçesi kendisine söylenmedi.” dedi.

9 Haziran sabahı erken saatlerde, Amriev polise teslim edildi ve avukatının onu ziyaret ettiği küçük Belarus kasabası Dobrush'a getirildi. Rus televizyon muhabirleri de geldi ve polis karakolunun içinde bir videosunu çekti ve burada gözaltı hücresinin penceresinden sığınma taleplerinin dikkate alınmadığını bağırdığı duyuldu.

Belarus insan hakları örgütü ProtivPytok'un hazırladığı bu belgeselin 30:50 dakikasında Amriev'in avukatlara ve TV muhabirlerine Belarus'a sığınmak istediğini bağırdığı duyuluyor.

Loika'ya göre, Amriev aynı gün Rus güvenlik servislerine teslim edildi.

Uyuşmuş Eller

Aynı belgeselde Amriev, dört veya beş ay sonra bile kelepçeden dolayı ellerini hala tam olarak hissedemediğini söylüyor.

Nasta Loika, Amriev'in de yerde oturmak zorunda kaldığı için sırtından yaralandığını söyledi. Loika, Amriev'in polisin emirlerine direnmeden uyduğundan sınır muhafızlarının kelepçelemek için gerekçeleri olmadığını savunuyor.

“Tutuklanma gerekçesi terörizm suçlaması değil, belgede sahtecilik suçlamasıydı. Son olarak, kelepçeli bir kişiyi altı saat boyunca beton bir zeminde oturmaya zorlamak kesinlikle haksız, aşağılayıcı bir muameledir” dedi Nasta Loika.

Loika, Murad'ın savcılığa ve Devlet Sınır Komitesi'ne (SBC) şikayetini iletmesinde yardım ettiğini söyledi. Şikayeti inceledikten sonra, SBC herhangi bir ihlal olmadığına karar verdi.

Murad'ın davasıyla ilgili sorulara yanıt olarak, SBC sözcüsü Anton Bychkovskiy, sınır muhafızlarının yasalara uyduğunu bir e-postayla belirtti:

“[Bu] aynı zamanda ortak bir Avrupa ve dünya sınır muhafazası uygulamasıdır. Her bir özel durumla ilgili daha fazla kontrol ve karar, sınır muhafız servisinin yetkinliğini aşıyor. Herhangi bir kişi, kendisine kötü muamele yapıldığına makul olarak inanırsa, mutlaka dikkate alınacak bir şikayette bulunma hakkına sahiptir. Murad Amriev'in söz konusu davası için de geçerlidir.”

VAKA 2: Çeçenya'ya dönüş

Mart 2017'de, Imran Salamov ve –tamamı Çeçen kökenli Rus vatandaşı olan- ailesi  yetkililer tarafından zulüm görme korkusuyla Çeçenya'yı terk etti. Kendilerinden önceki birçok Çeçen gibi, sığınma başvurusunda bulunmayı planladıkları AB üyesi bir ülke olan Polonya'ya giderken Belarus'un Brest kasabasında durdular. Ama asla Brest'i geçemediler.

Aile 21 Mart'ta geldi ve sonraki sekiz gün içinde Polonya'ya sığınma başvurusunda bulunmak için sekiz girişimde bulundu. Aileye iltica işlemlerinde yardımcı olan Human Constanta'ya göre, Polonya sınır muhafızları sığınma taleplerini defalarca görmezden geldi ve onları Belarus'a geri gönderdi.

Dokuzuncu denemelerinde, 5 Nisan 2017 sabahı erken saatlerde Salamov ve ailesi, Brest'teki bir tren istasyonundaki Belarus sınır kontrol noktasında pasaport kontrolünden geçtiler.

Ancak o sabah Salamov'un Belarus'tan ayrılması engellendi. Human Constanta'ya göre, SBC memurları, Belarus'ta kalış amacı hakkında onu yaklaşık 40 dakika sorguya çekmeden birkaç dakika önce pasaportuna yerleştirilmiş bir çıkış damgasını iptal etti. Salamov daha sonra serbest bırakıldı. Aynı olaylar dizisi ertesi gün tekrarlandı.

Nasta Loika, "SBC'nin uygun bir sebep olmaksızın birinin Belarus'tan çıkışını reddetme hakkı yok" dedi.

13 Nisan sabahı Salamov ve ailesi, Belarus'tan Polonya'ya gitmek için başka bir girişimde bulundu. Her zamanki gibi tren istasyonunda pasaport kontrolünden geçtiler, ancak bu sefer Salamov SBC memurları tarafından yakalandı ve polise teslim edildi.

Daha sonra, 5 Nisan akşamı, Çeçen güvenlik servislerinin Salamov'a karşı bir ceza davası açtığı ve onu yasadışı silahlı bir grubun bir üyesine yardım ettiği iddiasıyla uluslararası arananlar listesine koyduğu ortaya çıktı. Çeçenistan'dan Belarus makamlarına gönderilen belgelere göre, iddia edilen "yardım" 10 çift iç çamaşırı, iki çift ayakkabı ve yiyecek satın almak anlamına geliyordu.

Belarus polisi, Salamov'u Rusya'ya sınır dışı etmeden önce gözaltında tutmaya karar verdi. Salamov tutukluyken, Çeçenya'da işkence göreceğini iddia ederek Belarus'ta uluslararası koruma başvurusunda bulundu. Başvurusu Ağustos 2017'de reddedildiğinde, sınırdışı işlemini engellemek adına karara itiraz etmek için yasal olarak 15 günü vardı. Ancak Salamov, 15 günlük temyiz süresinin dolmasından iki gün önce sınır dışı edildi.

Uluslararası Af Örgütü'nün Kasım 2017 tarihli bir raporuna göre, Salamov'un “avukatı ve karısı onunla 11 Eylül'de Grozni'deki Şehir Polis Merkezinde görüşmüş olsa da, onu bulmak için yapılan sonraki tüm çabalar başarısız oldu ve yetkililer onun gözaltında olmadığını iddia etti.”

Nasta Loika, “Imran Salamov'un Belarus'tan çıkışına iki kez izin verilmemesinin arkasındaki gerçek nedenleri bilmediğini” söyledi. Ancak tahmini, “bunun, Çeçen yetkililerin talebi doğrultusunda Belarus göçmenlik hizmetleriyle yapılan bir anlaşmaya göre gerçekleşmiş olabileceği” yönünde.

Loika, “Sınır muhafızlarının İmran'ın haklarını açıkça ihlal ettiği söylenebilir ama Çeçenya'da kaybolmasından doğrudan onların sorumlu olduğunu söylemek mümkün değil” diye ekledi.

Bu araştırma, IJ4EU fonundan bir hibe ile mali olarak desteklenmiştir.

Kaynak: https://www.occrp.org/en/eurostotheeast/chechens-claiming-asylum-returned-to-russia-by-belarusian-authorities